0
BOŞANMA DAVASI

Boşanma Davası – Maddi Manevi Tazminat ve Süresiz Nafaka – Tarafların Eşit Kusurlu Olması – Yargıtay Kararı. Sayım Hukuk Bürosu Akhisar/Manisa- Avukat Ali SAYIM

KARŞILIKLI BOŞANMA DAVASI – BOŞANMA SEBEBİYLE YOKSULLUĞA DÜŞECEK OLAN TARAFIN KUSURU DAHA AĞIR OLMAMAK KOŞULUYLA GEÇİMİ İÇİN DİĞER TARAFTAN MALİ GÜCÜ ORANINDA SÜRESİZ NAFAKA İSTEYEBİLECEĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Bölge adliye mahkemesince davacı-davalı kadının davalı- davacı erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre erkek yararına maddi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir. 4-Boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir (TMK m. 175/1). Taraflar boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu olup, daha fazla kusurlu olmayan ve kendisini yoksulluktan kurtaracak düzenli ve sürekli geliri bulunmayan kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.

(4721 S. K. m. 174, 175)

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen maddi tazminat ve reddedilen feri talepleri yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve reddedilen manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilerek erkek yararına tazminatlara hükmedilmiş ve kadının tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri reddedilmiştir.

İlk derece mahkemesi, kadının eşi ve yakınlarına karşı soğuk ve ilgisiz olduğunu evlilikten pişmanlığını dile getirdiğini, eşinin kendisine cinsel saldırıda bulunduğu belirterek şikayetçi olduğunu ancak iddialarını ispatlayamadığını, not bırakarak evden ayrıldığını ve fiili ayrılıkta eşi özür dilemesine karşın eve gitmeyeceğini ve evliliği kafasında bitirdiğini söylediğini; erkeğin de evlilikten pişmanlığını dile getirdiğini, ailesinin kadının yakınlarına ağır sözlerine tepki vermediğini ve kadının eşyalarını götürmesine tepki vermeyip kendisinin de evliliğin sona ermesini istediğini belirterek kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğuna hükmetmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı-davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen maddi tazminat ve reddedilen fer’i talepleri yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesi kararında, kadının eşi ve onun yakınlarına soğuk-ilgisiz davrandığı, evlilikten pişmanlığını dile getirdiği, not bırakarak evden ayrıldığı, evlilik birliğini sürdürmek istemediği ve evlilik birliği sorumluluklarını yerine getirmediği, erkeğin kusurunun bulunmadığı ancak erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı için kusur oranının kesinleştiği belirtilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı sadece davacı-davalı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğundan, ilk derece mahkemesince erkeğe kusur olarak yüklenen “evlilikten pişmanlığını dile getirdiği, ailesinin kadının yakınlarına karşı olan ağır sözlerine tepki vermediği ve kadının eşyalarını götürmesine tepki vermeyip kendisinin de evliliğin sona ermesini istediği” kusurlu davranışları kesinleşmiştir. Öte yandan, sadece kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu halde, ilk derece mahkemesince kadına kusur olarak yüklenmemiş olan “evlilik sorumluluklarını yerine getirmeme” kusurlu davranışlarının bölge adliye mahkemesince kadına kusur olarak yüklenmesi doğru olmamıştır. Bu durumda, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre; evlilikten pişmanlığını dile getiren, ailesinin kadının yakınlarına karşı olan ağır sözlerine tepki vermeyen ve kadının eşyalarını götürmesine tepki vermeyip kendisi de evliliğin sona ermesini isteyen erkek ile eşi ve onun yakınlarına soğuk ve ilgisiz davranan, evlilikten pişmanlığını dile getiren, not bırakarak evden ayrılan ve evlilik birliğini sürdürmek istemeyen kadın eşit kusurludur. Bu itibarla, kadının ağır kusurlu kabul edilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.

3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir(TMK m. 174). Bölge adliye mahkemesince davacı-davalı kadının davalı- davacı erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre erkek yararına maddi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.

4-Boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir (TMK m. 175/1). Taraflar boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu olup, daha fazla kusurlu olmayan ve kendisini yoksulluktan kurtaracak düzenli ve sürekli geliri bulunmayan kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.) ve (4.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyize konu diğer bölümlerin ise (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın R.’ye yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 267.80 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran S.’e geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, oybirliği ile karar verildi. 12.11.2020 (¤¤)

T.C YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas: 2020/ 4311 Karar: 2020 / 5711 Karar Tarihi: 12.11.2020

Boşanma Davası – Maddi Manevi Tazminat ve Süresiz Nafaka – Tarafların Eşit Kusurlu Olması – Yargıtay Kararı. Sayım Hukuk Bürosu Akhisar/Manisa- Avukat Ali SAYIM

Konuşmayı Başlat
Whatsapp
Merhaba
Size nasıl yardımcı olabiliriz?